Yes Man
12 Haziran 2009 CumaSessiz Sinema Puanı: 8.5/10
Imdb Puanı: 7.1/10
Yapım: 2008 ~ ABD, Avustralya
Tür: Komedi, Romantik
Yönetmen: Peyton Reed
Oyuncular: Jim Carrey, Zooey Deschanel, Bradley Cooper, Molly Sims, Terence Stamp, Rhys Darby, Fionnula Flanagan, Sasha Alexander
Senaryo: Jarrad Paul, Andrew Mogel, David Iserson
Senaryo (Kitap): Danny Wallace
Yapımcı: Jim Carrey, David Heyman, Richard D. Zanuck
Görüntü Yönetmeni: Robert D. Yeoman
Müzik: Mark Oliver Everett, Lyle Workman
Dağıtım: Warner Bros
Filmin Websitesi: www.yesisthenewno.com
Carl, 3 sene önce eşinden boşandıktan sonra neredeyse her şeye Hayır! diyen, olumsuz bir adam olmuştur. Sıkıcı bir işe sahip Carl'ın yaptığı tek aktivite, evine gidip film izlemektir. Günün birinde yıllardır görmediği bir arkadaşına rastlar.
Arkadaşı ona inanılmaz bir deneyimden bahseder. Adı, Bay Evet'dir. İçine düştüğü durumdan kurtulması için bir seçenek gibi duran bu seminere katılmaya karar verir. Semineri veren meşhur Terrence ile bir anlaşma yapar. Bundan sonra her şeye Evet diyecektir. Eğer demezse, evren onu cezalandıracaktır.
Başta saçma gibi görünen bu fikir Carl'ın tüm hayatını değiştirir. Önüne çıkan fırsatları Evet diyerek değerlendirmeye başlayan Carl, kısa bir süre esas felsefeyi anlamak durumunda kalacaktır.
Jim Carrey'e son ve kesin olarak saygı duymamı sağlayan yapım. Önceleri pek haz etmediğim komedi türünde başarısız filmlerde oynamasından ötürü sevmediğim Carrey, Number 23 ile gözüme girmeyi başarmıştı. Yes Man ile son olarak gözdelerimden biri oldu. Gerçekten sıradışı bir film, herkese öneririm. Kişisel gelişim tadında.
Face/Off
2 Mayıs 2009 CumartesiImdb Puanı :7.2/10
Yapım :1997 ~ ABD
Tür :Aksiyon, Bilim Kurgu, Dram, Gerilim, Psikolojik, Romantik, Suç
Yönetmen :John Woo
Oyuncular :John Travolta, Nicolas Cage, Joan Allen, Alessandro Nivola, Gina Gershon, Dominique Swain, James Denton, Robert Wisdom
Senaryo :Michael Colleary, Mike Werb
Yapımcı :David Permut, Christopher Godsick, Terence Chang
Görüntü Yönetmeni :Oliver Wood
Müzik :John Powell
Dağıtım :UIP Filmcilik
Süre :2 saat 18 dk
Sean Archer başarılı bir FBI ajanıdır ve çocuğunu henüz çok küçükken kendi ellerinde kaybetmiştir. Çocuğunun ölümüne sebep olan adamı, yani Castor Troy'u tam 6 sene yakalamaya çalışır. Sonunda onu tam havaalanında kardeşi ile birlikte kaçarken kıstırmayı başarır. Castor, ölmemesine rağmen, derin bir koma hayatına başlamıştır. Bu süre içinde Castor'un Los Angeles şehrinin herhangi bir yerine döşediği patlayıcıları bulmak için 2 günleri vardır.
Sadistik bir plan yaparak, Archer ile Troy'un yüzleri ameliyatla değiştirilir. Archer, kardeşinin tutulduğu hapishaneye girerek, ondan patlayıcının yerini öğrenmeye çalışır. Bu sırada, şanssız bir şekilde Troy komadan uyanır ve yüz değiştirme ameliyatını bilen herkesi öldürür. Artık Archer, birinci dereceden suçlu katil Troy ve Troy'da ünlü bir FBI ajanıdır.
Filmde o kadar çok patlama ve mermi vardı ki bir süre sonra sahnenin bitmesi için dakikaları saymaya başladım. Ciddi maliyet gerektiren bu patlamaların güzelim filmin içine ettiğini düşünüyorum. Sanki ötesinde film çok basit kalacak gibi yanlış bir inanış var sanırım. Film şahane, oyunculuk şahane, konusu şahane ama ancak bu kadar güzel şey bu denli kötü çekilebilirdi. Aksiyon ve bilim kurgu sevenler için eşsiz bir film. Yoksa izlemeye değmez.
Shakespeare In Love
25 Nisan 2009 CumartesiSessiz Sinema Puanı :8.0/10
Imdb Puanı :7.4/10
Yapım :2007 ~ ABD, İngiltere
Tür :Dram, Komedi, Romantik
Yönetmen :John Madden
Oyuncular :Ben Affleck, Joseph Fiennes, Gwyneth Paltrow, Geoffrey Rush, Tom Wilkinson, Martin Clunes, Antony Sher
Senaryo :Tom Stoppard, Marc Norman
Yapımcı :Marc Norman
Görüntü Yönetmeni :Richard Greatrex
Müzik :Stephen Warbeck
Süre :2 saat 3 dk
Will Shakespeare kiralık oyun yazan bir şairdir. Yeteneğini aldığı ilhamı arayarak mükemmel derecede oyunlar yazar. Bu ilhamlar genelde kadınlardır ve Will, son zamanlardan ilhamını kaybetmiştir. Sevgilisi sandığı kadını başka bir adamla yakalamıştır.
Henüz kadınların tiyatro sahnesine çıkamadığı yıllarda Will oyuncu seçmelerinde genç bir yetenekle karşılaşır. Esrarengiz bir şekilde genç aktör ondan kaçmaktadır. Daha sonra anlayacağı üzere aktör aslında aktiristir. Hem de Will'in kelimelerle ifade edemeyeceği bir aşkın figürü olacak güzellikte bir aktiristir. Viola, oyuncu olmak isteyen bir bayandır.
İlham kaynağını bulan Will yazmaya koyulur. Oyunun adını birkaç kez değiştirmesi gerekse de en sonunda son şeklini alır. Romeo ve Juliet olur. Trajik bir şekilde hikayenin Romeo'su, biricik aşkı Viola'dan başkası değildir.
Gerçeküstü bir şair ve gerçeküstü bir aşkın hikayesi. Belki biraz fazla durağan ama kesinlikle izleyiciyi sıkmayan bir durağanlık bu. "Herşey kafamın içinde" diyen bir yazarın, bir dahinin hayatını merak ediyorsunuzdur sanırım.
Count Of Monte Cristo
13 Nisan 2009 PazartesiSessiz Sinema Puanı : 8,5/10
Imdb Puanı : 7.5/10
Yapım : 2002 ~ ABD, İngiltere
Tür : Aksiyon, Dram, Gerilim, Macera, Romantik
Yönetmen : Kevin Reynolds
Oyuncular : James Caviezel, Guy Pearce, Richard Harris, Henry Cavill, Luis Guzmán, Dagmara Dominczyk, James Frain, JB Blanc, Michael Wincott
Senaryo : Jay Wolpert
Senaryo (Kitap) : Alexandre Dumas
Yapımcı : Jonathan Glickman, Roger Birnbaum
Görüntü Yönetmeni : Tim Wooster, Andrew Dunn
Müzik : Ed Shearmur
Filmin Websitesi : www.spyglassentertainment.com/movies/count
Süre : 2 saat 4 dk
Edmond Dantes ve Fernand çocukluktan beri yakın iki arkadaştır. Edmond'un aksine Fernand daha başına buyruk ve uçarı bir yapıya sahiptir. Bu iki genç adamın araları aynı kıza aşık olmalarından ötürü bozulacaktır. Ne var ki Mercedes ünlü kontun oğlu Fernand yerine balıkçı çocuğu Dantes'e aşıktır. Fernand Dantes'in saflığından yararlanarak onu hapse attırır.
Akabinde isteğini elde ederek Mercedes ile evlenir. Hayat onun için güzel gitmektedir. Ama Dantes yataksız bir şatoda 13 yılını geçirecektir. Burada tanıştığı Farria ona bildiği her şeyi öğretmek karşılığında kaçışına yardım etmesini ister. Bu iki hücre komşusu, özgürlük için 7 sene beraber tünel kazarlar. Aslında Dantes'in istediği özgürlükten çok, intikamdır.
Alexandre Dumas'ın 1844 yılında yazdığı kitap bu güne dek birçok filme ilham kaynağı oldu. En sonuncusu bu film. Atalarına saygıda kusur etmeyerek muhteşem bir dönem filmi çekildiğini itiraf etmem gerekir. Oyuncuların performansı ve mekanın dokusu müthişti. Herşeyi dozajında bir film olmuş. Azıcık aşk, azıcık kötülük ve hayli iyilik. Mutlu sonları sevenlerden misiniz?
Casablanca
12 Nisan 2009 PazarSessiz Sinema Puanı : 8/10
Imdb Puanı : 8.8/10
Yapım : 1942 ~ ABD
Tür : Dram, Romantik, Savaş
Yönetmen : Michael Curtiz
Oyuncular : Humphrey Bogart, Ingrid Bergman, Paul Henreid, Claude Rains, Conrad Veidt, Sydney Greenstreet, Peter Lorre, S.Z. Sakall, Madeleine Lebeau, Dooley Wilson, Joy Page, John Qualen, Leonid Kinskey, Curt Bois
Senaryo : Julius J. Epstein, Philip G. Epstein, Howard Koch
Senaryo (Kitap) : Joan Alison, Murray Burnett
Yapımcı : Hal B. Wallis
Görüntü Yönetmeni : Arthur Edeson
Müzik : Max Steiner
Süre : 1 saat 42 dk
İkinci dünya savaşının en kanlı günlerinde geçen hikayemiz Victor Lazlow isimli meşhur direnişçiyi konu almaktadır. Victor bir süre toplama kamplarında kalmış ve şans eseri Casablanca'ya sürgün edilmiş karizmatik biridir. Karısı ile Casablanca'dan Lizbon'a oradan da Amerika'ya giderek büyük bir direniş başlatma isteğindedir. Ama polisler onu Casablanca'da tutmaya niyetlilerdir ve kaçış için gerekli pasaportu elde etmesi mümkün gözükmemektedir.
Lakin Casablanca Victor'un karısı IIsa için ayrı bir önem taşımaktadır. Ünlü salon sahibi Rick bir dönem Paris'te IIsa ile aşk yaşamış, daha sonra anlaşılmaz şekilde terk edilmiştir. Bunun acısını unutamayan Rick içine kapanık ve kendi için yaşayan bir adam olmuştur. Büyük bir şans eseri Victor ve karısının kaçması için gerekli pasaportlar onda mevcuttur ama Rick bu olaya dahil olmak istememektedir.
1942 yapımı siyah beyaz, eski bir film. Eski filmlere önyargınız var mı bilmiyorum ama sanırım bizler siyah beyazlı dönemi hayatımızdan çıkarıp atmak istiyoruz. Oysa böyle güzel bir filmi kaçırmamız çok acı. O günlerin saflığı gibi şeyler diyeceğim, çok klasik olacak. İzleyin, kendiniz karar verin. Belki ön yargılarınız yıkılır.
Eternal Sunshine of the Spotless Mind
11 Nisan 2009 CumartesiSessiz Sinema Puanı : 7.5/10
Imdb Puanı : 8.5/10
Yapım : 2004 ~ ABD
Tür : Dram, Komedi, Romantik
Yönetmen : Michel Gondry
Oyuncular : Jim Carrey, Kate Winslet, Elijah Wood, Kirsten Dunst, Mark Ruffalo, Tom Wilkinson, Jane Adams
Senaryo : Michel Gondry, Charlie Kaufman, Pierre Bismuth
Yapımcı : Steve Golin, Anthony Bregman
Görüntü Yönetmeni : Ellen Kuras
Müzik : Jon Brion, electric light orchestra, Beck
Filmin Web sitesi : www.eternalsunshine.com
Süre : 1 saat 48 dk
Clementine; kafasına göre takılmayı seven, basit bir işi ve basit bir hayatı olan hoyrat bir kızdır. Kimin hakkında ne düşündüğünü umursamaz ve o an içinden ne geliyorsa onu yapar. Saçlarını uçuk renklere boyamayı ve rengini sürekli değiştirmeyi sever. Aslında tamamen dağılmış olsa da hayatlarına girdiği erkekleri mutlu etmeyi ve onları değiştirmeyi başarmaktadır.
Joel; dünyanın en sıkıcı ve çekingen adamıdır. Tanımadığı kızlarla göz teması kurmaya bile çekinir. Bu yüzden yeni biriyle tanışamaz ve bir sevgili bulamaz. Hayatı birbirinin tıpatıp aynısı günlerle geçmektedir ve ona azıcık ilgi gösteren her kıza aşık olur. İnsanlara nazik davranır.
Film bu iki alakasız insanın aşk hikayesini anlatmıyor. Tam aksine bu iki alakasız insanın nasıl ayrıldıklarını konu alıyor. Joel hiç beklenmedik şekilde Clementine'ye aşık olur ve Clementine tamamen beklendik şekilde ondan soğuyarak hafızasından Joel'i sildirmek ister. Ama sildirme işlemini ciddiye alan Clementine bunu biraz bilimsel yolla yapar. Aynı şekilde misilleme yapmak isteyen Joel hafızasını sildirdiği esnada aslında bunu istemediğini fark eder. Clementine'yi tanıdığı için mutludur.
Aslında film sıradışı diye tanımlayacağımız bir aşk hikayesi. Oyuncular Jim Carrey ve Kate Winslet kendilerinden beklenen olağanüstü performansı fazlasıyla göstermişler. Bu benim ikinci ciddi Jim Carrey sınavım ve ilginçtir yine beni hayal kırıklığına uğratmadı. Bu adam gerçekten iyi oyuncu ama ben galiba komedi filmi sevmiyorum. Bu da bir komedi filmi değil zaten. Klasik aşk hikayesi bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilirler ama aşk kelimesi ile alıp veremediğiniz varsa kesinlikle izlemenizi öneriyorum.
The Curious Case Of Benjamin Button
23 Mart 2009 PazartesiImdb Puanı :8.2/10
Yapım :2007 ~ ABD, Fransa, Hindistan, İngiltere
Tür :Aile, Biyografi, Dram, Fantastik, Gerilim, Gizem, Romantik
Yönetmen :David Fincher
Senaryo :Eric Roth, Robin Swicord
Senaryo (Kitap) :Eric Roth, F. Scott Fitzgerald
Oyuncular :Brad Pitt, Cate Blanchett, Julia Ormond, Faune A. Chambers, Elias Koteas, Donna DuPlantier, Jacob Tolano
Yapımcı :Kathleen Kennedy, Frank Marshall, Jim Davidson, Cameron Cash, Cean Chaffin
Görüntü Yönetmeni :Claudio Miranda
Müzik :Alexandre Desplat
Filmin Websitesi :www.benjaminbutton.com
Süre :2 saat 46 dk
Button ailesinin yeni ferdi Benjamin, hayata oldukça kötü şartlar altında merhaba demiştir. Annesi onu doğurmaya çalışırken ölmüş, babası ise onu bir tür canavar sanarak huzur evinin bahçesine bırakmıştır. Benjamin, minik kemikleri ve çirkin suratı ile doğar doğmaz 80 yaşındaki insanda olması gereken tüm hastalıkları bünyesinde barındırmaktadır.
Bir sürü yaşlının arasında Benjamin sıradan biri gibi durmaktadır. Oysa o sadece 7 yaşında saçları ağarmış ve tekerlekli sandalyeye mahkum kalmıştır. Sık sık kutlanan doğum günlerinden birinde hayatını değiştirecek olan güzel insanla tanışır. Daisy, Benjamin ile aynı yaşta olmasına karşın tıpkı diğer yaşıtları gibi sıradan gözükmektedir.
Gün geçtikçe gençleşen Benjamin ile gün geçtikçe yaşlanan Daisy birbirlerine aşık olurlar. Ama sahip oldukları kader onların mutlu olmalarını engellemektedir.
2009 Oscar gecesi en iyi film dahil 13 dalda aday gösterilen film en iyi sanat yönetmenliği, en iyi makyaj ve en iyi görsel efekt dallarında 3 ödül kazanabilmiştir. Aday olduğu çoğu ödülü bu yıla damgasını vuran Slumdog Millionaire filmine kaptıran Benjamin Button bu konuda hayal kırıklığı yarattı diyebiliriz. Ama başta Brad Pitt olmak üzere birçok kişinin hakkı yenmiş diyebilirim. Benjamin Button ismi gibi tuhaf ve başarılı bir film olmuş. Yaşlanmaktan korkmayan herkese tavsiye ediyorum.
Slumdog Millionaire
8 Mart 2009 PazarImdb Puanı :8.6/10
Yapım :2008 ~ ABD, Hindistan, İngiltere
Tür :Dram, Romantik, Suç
Yönetmen :Danny Boyle, Loveleen Tandan
Senaryo :Simon Beaufoy
Senaryo (Kitap) :Vikas Swarup
Oyuncular :Freida Pinto, Dev Patel, Anil Kapoor, Irfan Khan
Yapımcı :Christian Colson
Görüntü Yönetmeni :Anthony Dod Mantle
Müzik :A.R. Rahman
Filmin Websitesi :www.slumdogmillionairemovie.co.uk
Süre :2 saat
Hangisi milyoner olmak için gereklidir?
a)Şans b)Zeka c)Hile d)Kader
Jamal Malik bunların hepsine sahipti. Tek bir tanesi hariç. Hile yapmamıştı.
Ülkemizde de hayli beğenilen "Kim 500 Milyar İster" yarışmasını konu alan film Hindistan'da geçiyor. Hindistan'ın dar sokaklarında basit bir telefon operatörü yardımcısı olan Malik'in bir sürü mühendis ve bilim adamının cevaplayamadığı soruları nasıl cevapladığına tanık oluyoruz. Yarışmayı izlerken, aslında Malik'in hayatını izlemiş oluyoruz.
Küçük yaşta annesini kaybeden Malik'in sahip olduğu tek varlık abisi Salim ve kız arkadaşı Latika'dır. Yaşadıkları benzer hayatlar bu üç çocuğu bir arada kalmaya zorlamaktadır. Tam da bu sırada başlarına gelen olaylar belki de ilerde Jamal'ın bir milyonere dönüşmesine neden olacaktır.
Film 2009 yılı Oscar gecesine tam anlamıyla damgasını vurdu. En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi uyarlama senaryo, en iyi görüntü yönetmenliği, en iyi ses miksajı, en iyi kurgu, en iyi film müziği ve en iyi orjinal şarkı dallarında toplam 8 ödül alarak bu yılın tartışmasız en başarılı filmi oldu.
Kişisel görüşlerime göre film, çok başarılı olmasına karşın akademi ödüllerini dağıtmayı hak edecek kadar değildi. Aslında bir bütün olarak bakacak olursak oyuncuların performansından yönetmenin bize sunduğu hikayeye kadar, müziklerine kadar her şey kusursuzdu. Önümüzde belgesel tadında, elimizi uzatsak tutabileceğimiz bir Hindistan vardı. Sanırım bu seneki yetersiz filmlerin arasından en göze çarpanı olduğunu inkar etmemek gerek.
Meet Joe Black
10 Aralık 2008 ÇarşambaSessiz Sinema Puanı :6/10
Imdb Puanı :6.8/10
Yapım :1998, ABD
Tür :Dram / Romantik
Yönetmen :Martin Brest
Senaryo :Ron Osborn, Jeff Reno, Kevin Wade
Oyuncular :Brad Pitt, Anthony Hopkins, Marcia Gay Harden, Claire Forlani, Jake Weber, Jeffrey Tambor, Marylouise Burke, June Squibb, Gene Canfield
Yapımcı :Martin Brest
Görüntü Yönetmeni :Emmanuel Lubezki
Müzik :Thomas Newman
Süre :2 saat, 58 dk.
William Parish oldukça zengin bir medya patronudur. Ölümden çok korkan Parish yaş günü sabahı ilginç sesler duymaya başlar. Sesler ona sürekli evet demektedir. Bunun ne anlama geldiğini kavrayamayan Parish, en kadim sorusunun cevabı olduğunu çok geçmeden öğrenecektir.
Parish'in zarif kızı Susan aynı sabah Joe Black adında çekici bir adamla tanışır. İki genç utangaç bir şekilde birbirlerinin isimlerini sormaya bile çekinirler. Ne yazıkki Joe, Susan'dan ayrıldığında trafik kazası ile hayatını kaybeder. Yine de bu onun Susan'ın hayatından çıkacağı anlamına gelmemektedir.
Brad Pitt'in tüm film boyunca takım elbise ile göz doldurduğu, ilginç bir dram filmi. Filmde iki farklı karakteri canlandıran Pitt oyunculuğu ile takdir topluyor. Sıkıcı derecede durağan ama orjinal bir hikayeye katlanabilenlere hitap eden eşsiz bir film.
Jeux d'enfants
2 Aralık 2008 SalıSessiz Sinema Puanı :8/10
Imdb Puanı :7.5/10
Yapım :2003, Fransa / Belçika
Tür :Dram / Romantik
Yönetmen :Yann Samuell
Senaryo :Yann Samuell, Jacky Cukier
Oyuncular :Gilles Lellouche , Marion Cotillard , Guillaume Canet, Thibault Verhaeghe, Joséphine Lebas-joly
Yapımcı :Christophe Rossignon, Ève Machuel
Görüntü Yönetmeni :Antoine Roch
Müzik :Philippe Rombi
Süre :1 saat, 33 dk.
Julien ve Sophie hayatı oyun olarak gören iki küçük çocuktur. Onlar, küçük yaşta üstesinden gelmek zorunda oldukları zorluklara karşı birlikte mücadele etmişlerdir. Julien'in annesinin ölümü ve Sophie'nin Polonya göçmeni oluşu arkadaşlıklarını güçlü kılmıştır. Onların tek ihtiyacı küçük bir kutudur.
Çocukluktan gelen oyun alışkanlığına zamanla hayatın zorlukları dahil olur. Büyüyüp sınavlara girmek, para kazanmak, aile kurup düzenli hayata başlamak gibi gerçek problemler ile karşılaşırlar. Oyunları artık onların problemlerini çözmeye yetmeyecektir. Üstelik birbirlerinden ayrı düşmelerine de neden olacaktır.
Hayal gücünün çok ötesinde bir aşk filmi. Minik ve sevimli birer çocuk olarak aldığımız Julien ve Sophie'nin serpilerek yetişkin oluşlarına tanık oluyoruz. Psikolojik derinliği olarak harkulade bir Fransız filmi. Duygusal ve aşk filmi sevenler için şiddetle öneririm.
Braveheart
10 Ağustos 2008 PazarYapım :1995, ABD
Tür :Aksiyon / Biyografi / Dram / Romantik / Savaş
Yönetmen :Mel Gibson
Senaryo :Randall Wallace, Randall Wallace (Kitap)
Oyuncular :James Cosmo, Brian Cox, Mel Gibson, Ralph Riach, James Robinson, Sean Lawlor, Sandy Nelson, Sophie Marceau, Peter Mullan, Michael Byrne, Sean Mcginley, Patrick Mcgoohan, Peter Hanly, Mhairi Calvey, Gerda Stevenson, Andrew Weir, Alan Tall, John Murtagh, Julie Austin
Yapımcı :Mel Gibson, Bruce Davey, Alan Ladd Jr.
Görüntü Yönetmeni :John Toll
Müzik :James Horner
Süre :2 saat, 57 dk.
Lider ruhlu William Wallace küçükken intikam almasını gerektirecek şeylere tanık olmuştur. İskoç halkı üzerinde hakimiyet kuran İngilizler onun gözü önünde ailesini katletmiştir. Tüm bu olanları sineye çekmek durumunda kalan Wallace ülkesinden ayrı düşer.
Büyüdüğünde yaşadığı topraklara gelerek burada yeni bir düzen kurmaya çalışır. Sevdiği kız ile evlenip, standart, basit hayat tarzı planlar. Ama olaylar hiç de onun dilediği gibi gitmez. İngiliz askerlerinin uyguladığı yeni evlenen kadın ile ilk geceyi geçirme kuralı sonucunda karısının ölümüyle kendisini savaşın ortasında buluverir.
Tek başına çıktığı intikam mücadelesi, güçlü bir lider arayışında olan halkı için kıvılcım etkisi yapar. Basit bir çete olmaktan öte stratejik bir savaşın baş kahramanları olurlar.
Mel Gibson'ın mutlak hakimi olduğu tarihi bir gerçek. Her ne kadar İngilizler tarafından her fırsatta yalanlansa da bir İskoç kahramanının özgürlük mücadelesi kulağa olası geliyor. Sonuç olarak öyle ya da böyle her şeyiyle 'tam' bir film olduğunu söyleyebilirim. Eşsiz müzikleri, oyuncu kalitesi ve güçlü senaryosu ile 5 dalda oscar kazanabilmiş bir baş yapıt. İzlediklerim arasında en iyilerinden.
Amelie
25 Temmuz 2008 Cuma
Sessiz Sinema Puanı :9/10
Imdb Puanı :8.6/10
Yapım :2001, Fransa / Almanya
Tür :Dram / Komedi / Romantik
Yönetmen :Jean Pierre Jeunet
Senaryo :Gauillaume Laurant
Oyuncular :Audrey Tautou, Jamel Debbouze, Yolande Moreau, Mathieu Kassovitz, Artus Penguern, Urbain Cancelier, Dominique Pinon, Lorella Cravotta, Rufus - Raphaël Poulain, Serge Merlin, Claude Perron
Yapımcı :Jean Deschamps
Görüntü Yönetmeni :Bruno Delbonnel
Müzik :Yann Tiersen
Süre :2 saat, 02 dk.
Küçük yaşta babası tarafından kalp rahatsızlığı olduğu sanılan Amelie, daha sonra problem olmaması için okula başlamaz. Evde asabi ve disiplinli annesi tarafından eğitim alan Amelie arkadaşsız ve sevgisiz bir ortamda büyümüştür. Annesinin zamansız ölümü ile babası ona karşı daha da soğuk davranmaya başlamıştır. Böyle bir ortamda büyüyen Amelie çekingen ve korkak bir kişiliğe sahip olmuştur. Kendi yarattığı iyimser dünyada yaşamayı tercih etmektedir.
Ama bir gün evlerinin banyolarında bulduğu esrarengiz bir kutu hayatını değiştirecektir. Sonraki günlerini kutunun sahibini bulmaya ve kutuyu ona vermeye adayan Amelie bir anda kendine kutsal bir amaç edinir. Bundan sonra insanların hayatını daha iyi yapmak için yaşayacaktır.
Bu noktada insanlara farkettirmeden yardımcı olmayı başaran Amelie kendini biraz ıskalamaktadır. Neyse ki aşk onu, tren istasyonunda hiç ummadığı bir anda bulacaktır.
Psikoloji severlere olağanüstü güzellikte bir film. Film de tatlı Amelie sizi rengarenk Fransız evlerine davet ediyor. Onların sınırlı ve bir o kadar da eğlenceli hayatlarına konuk oluyoruz. Her ne olursa olsun umut etmeyi öğreniyoruz. Mucizelere inanmıyor iseniz, bir de bu filmi izleyin derim.
Lola Rennt
10 Temmuz 2008 Perşembe
Sessiz Sinema Puanı :7.5/10Imdb Puanı :8.0/10
Yapım :1998, Almanya
Tür :Aksiyon / Dram / Gerilim / Romantik / Suç
Yönetmen :Tom Tykwer
Senaryo :Tom Tykwer
Oyuncular :Franka Potente, Moritz Bleibtreu, Herbert Knaup, Nina Petri, Armin Rohde, Ludger Pistor
Yapımcı :Stefan Arndt
Görüntü Yönetmeni :Frank Griebe
Müzik :Tom Tykwer, Reinhold Heil
Süre :1 saat, 21 dk.
Lola ve Manni birbirine delice aşık iki sevgilidir. Manni, bir çete için işler yapan bir kaçakçıdır. Son işinde parayı taşıdığı çantayı metroda kaybedince başı belaya girer. Tek çareyi, en güvendiği ismi, Lola'yı aramakta bulur.
Lola'nın parayı bularak Manni'ye vermesi için tam 20 dakikası vardır. Lola'nın ne kaybedecek zamanı, ne de yapabilecek en ufak bir hatası vardır. Acilen zekice bir şey düşünmeli ve parayı Manni'ye ulaştırmalıdır.
Film Lola'nın parayı koşarak ulaştırması mizansenine dayanıyor. Lola zamanı iki kere geri olarak tam üç kere, üç farklı yoldan sevgilisi Manni ile paçayı sıyırmaya çalışıyor. Burada amaçlanan, küçük şeylerin hayatımıza olan büyük etkilerini kavrayabilmek. Film bu yönüyle Kelebet Etkisi ile benzerlik gösteriyor. Basit bir psikolojik film severler için muhteşem bir Alman yapımı.
Legends Of The Fall
20 Haziran 2008 Cuma
Sessiz Sinema Puanı:5/10
Imdb puanı :7.0/10
Yapım :1994, ABD
Tür :Dram / Romantik / Savaş / Western
Yönetmen :Edward Zwick
Senaryo :William D. Wittliff
Oyuncular :Brad Pitt, Anthony Hopkins, Henry Thomas, Aidan Quinn, Julia Ormond, Gordon Tootoosis, Karina Lombard, Christina Pickles, Paul Desmond, Tantoo Cardinal
Görüntü Yönetmeni :John Toll
Müzik :James Horner
Süre :2 saat, 13 dk.
Eski albay William Ludlow savaştan çekilerek üç oğlu ile birlikte küçük bir kasabaya yerleşir. Tek amacı oğullarını savaştan uzak tutmaktır. Başlarda bu konuda başarılı olsa da 1.dünya savaşı çıkında oğulları savaşa gitmek ister. Tristan, en küçük kardeş Samuel'i korumak için orduya yazılır. Buna rağmen Samuel savaşta hayatını kaybeder.
O andan sonra olanlar olur. Samuel'in eşi ile yakınlaşmaya başlayan Tristan, diğer kardeşi ile yaşadığı sorunlardan ötürü kasabayı terkeder. Gün geçtikçe döneceğine olan inançlar azalmaktadır.
Ama birkaç yıl sonra aniden Tristan geri döner. O evde yokken diğer kardeşi ile Samuel'in karısı evlenmiş, babasına ise inme inmiş, yatalak olmuştur. Tristan, işleri tekrar eskisi gibi düzeltmeye çalışır, evlenir ve çocuk sahibi olur.
1. dünya savaşının zor anlarında yaşanmmış bir aşk öyküsünü ete kemiğe büründüren bu başarılı film aynı zamanda birçok tabuyu yıkmasıyla öne çıkıyor. Kariyerinin başlarında uzun saçlı tanık olduğumuz Brad Pitt, asi ruhlu, bildiğini okuyan ve kurallara sadık kalmayan Tristan rolünün altından başarı ile kalkıyor. Güzel ve acıklı bir aşk filmi seyretmek isteyenlere önerilir.












